Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun h***esten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.
Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum.
Seni dağladılar, değil mi kalbim, Her yanın, içi su dolu kabarcık. Bulunmaz bu halden anlar bir ilim; Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.
Sensin gökten gelen oklara hedef; Oyası ateşle işlenen gergef. Çekme üç beş günlük dünyaya esef! Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık! ________________________
Ne gidenlere ağladık,ne gelenlere gülebildik, Ne kaybolan duyguları aradık karanlıklarımızda, Ne kırık kalbimizi toparlayabildik. Ne de gitmeyi becerebildik uzaklara...
Bütün suç bizimdi aslında,bizim sevdamızın... Ölüme bu kadar yakın, gitmeye bu kadar uzakken, Karşılıksız aşklarımızda tek dert ortağımız kadehlerdi; Soğuk, yalnız çaresiz gecelerin içinden gelen.
Bir gün daha doğar gecenin içinden, Bir tek biz varız karanlıklar içinde, Karanlık dehlizlerin soğukluğunun içinde, Bir ışık ararız yolumuzu aydınlatan.
Yeni sevdalara yelken açmak istedik, Eskileri unutmak, Ama ne sarı odalardan kurtulduk, Ne bitmez yalnızlığımızdan.
Ölümü düşündük saatlerce, Sabahın ışıkları bize bakarken, Ne ayrılığı yaşadık anlayarak Ne mutluluğu paylaşacak birini bulduk.
Perişan halimize acırdı dışardan bakanlar, Ne dostlar kalmıştı,ne sevgililer, Mecnun bizden ilham alır haldeydi sanki İlahi aşkların gölgesinde....
Ağlıyordu kadın,bakarken pencerenin buğusuna. Yılların ağırlığı ve yorgunluğu vardı üstünde... Kentin yağmurdan yeni çıkmış havasındaydı hüzün. Ağır ağır yerinden kalkıp paltosunu aldı, Kaçıyordu anı dolu evden hüzün yüklü şehre doğru; Gözlerini sil***en kapıyı arkasından çekti. Sahile doğru gitmek istiyordu,ama yürüyemedi. Hava nemliydi iyi geliyordu,doktor tavsiyesiydi. Taksiden in***en ağlamaklıydı gözleri... Yavaş adımlarla geçti boş caddeyi. Denize bakan banklardan birine otururken heyecanlıydı, Ama o da yasaktı işte. Kalbi ihanet edyordu ona sık sık olduğu gibi. Eski günleri,anıları aklına geliverdi birden; Lisedeki ilk aşkı,üniversiteyi bitirdiği günü, Evliliğini,çocoklarının doğumunu düşündü,gülümsüyordu. Kayıplarına gitti sonra aklı; Sırayla hatırlar gibiydi;annesini,babasını kaybedişini, Kocasının ölümünü,sevdiklerini teker teker yitirişini. Nedendir bilinmez garip bir gülümseme wardı yüzünde Yağmurlu bir havada sahildeki bankın üstündeydi ölüm. Garip bir tebessümle karşılaştı onu bulanlar. Sebebi bilinmeyen bir sempati belirdi ölüme karşı. Bunlara gülümseyerek bakıyordu kadın,gidiyordu işte, Ayrılıklar diyarından ebediyete doğru... Gülümsüyordu işte haykırmak istiyordu Ademoğlu"na : -Kurtuldum işte sizden diye... ________________________
Sustuğum Gecmiş Bana Seslendi Niye Sustun Hiçmi Ders Almadin Dedi. Yaşanan Günler Vardi Belki çok Güzeldi. Ama Bir Ayet Vardi şüphesiz Ki Insan öğlu Kayiptaydi!...
seni istiyorum vefasızlık gözünde çapak her pınar kurur birgün unutma ağustosta nisansız baharlarda olsa teşhirsiz güzler aşksız mevsimler çorak anılar karda yeşil erik yiyorum ama seni istiyorum...
sana bir türkü yaktım gönlümce zulüm dolu hicran dolu ben dolu aşk doğar yaşar ölür derdin ölmedi işte sana bir türkü yaktım kendimce yalan dolu dolan dolu sen dolu sevgimi ben doğurdum ben yaşattım sen vurdun gebermedi yaşamayı öğretirken öldürdün beni cezan pranga olmalı
gözümden öpme ayrılıktır derdin öpmedim ayrılmadık mı ? uğursuz diye firuze yüzüğünü denize attın mavi taş deniz kızında kolye sen beni sattın yeni ay görünce yüzüne bakardım göz bebeklerimde sen vardın leyleği havada görmek için seninle yeryüzünü unuturdum hasret kurşunuyla dün dört kavga güvey duvağı görmezmiş düğünden evvel şimdi ellerin bile bana el evliya bahçesinde nar ağacı dalına gönlümden çile bağladım eski nemli dualarıma ağladım helva dağıttım öksüzlere kandillerde sen ordasın ben yaban illerde gözümden öpme ayrılıktır derdin öpmedim ayrılmadık mı ??
Karışık Aşk şiirleri ,Karışık Aşk şiirleri indir,Karışık Aşk şiirleri yükle,Karışık Aşk şiirleri download,Karışık Aşk şiirleri nedir,Karışık Aşk şiirleri yükle,Karışık Aşk şiirleri bedava, Karışık Aşk şiirleri kimdir,Karışık Aşk şiirleri izle,Karışık Aşk şiirleri seyret,Karışık Aşk şiirleri zeytinburnu,Karışık Aşk şiirleri forum