Herkese verildiği gibi onada bir ruh ve beden verilmiş. Her yönüyle farklı ve değişik. Tüm karaktersitik özellikleri ile bir insan, Ruhu ile gelişti büyüdü, erginleşti. Yaşadıklarını , örneklerle hafızasına kazıdı, Sevecen oldu, Abi oldu kardeş oldu... Bazıları onu anladı, bazıları yanlış tanıdı, Bazıları örnek aldı... Herkese birşeyler vermeye çalıştı.. Kendi saflığını, başkalarının acizliği zannetti hep, İlgilendi ortada kaldı, Kendisini ihmal etti, dostlarını asla... Sonuç sıfır, ortada kaldı. Ama şöyle bir baktığında ona bakan gözlerde hep onu görürsünüz. Herbirinde başka bir ruh hali yatmaktadır. Biri tepkili, biri uysal, Biri kavgacı, biri medeni... Aralarında ne ararsan var... Yanlış anlayanı da... Doğru anlayanı da... Herşey gibi buda yanlış anlaşılıp yanlışa yorulacak... İyisimi ben bedenimle gideyim... Size ruhumu bırakayım. Benden okuduklarınız sizde... Kalbinizde ki temiz duygular bende kalsın sevgili kardeşlerim. Yüreğinizin sesini dinleyip doğru yolda ilerleyin... Bakmayın bana , üzüntümden değil. Gururumdan söylüyorum. Sizlerle olmak güzeldi...
Seçici olman çok doğal yazarken, Çünkü senide seçtiler, okuman için. Sende kulsun , bende ve de herkes de Ama şunu sakın unutma ki, Hatırlanmak istiyorsan, Hatırlamayı sakın unutma, Seçerken ve de seçilirken Bunları sakın unutma.....
Keşke sende yazılanlara cevap verebilseydin, okuduktan sonra boş boş çıkmazdın, hislerini paylaşır, içindekileri bize dökerdin, yazmak için can atıyorsun biliyorum. elin kolun bağlı, hırsından kızgınlığına saklanıyorsun, ama değilsin, içinde hala o var biliyorum, gel hadi, sen başla yazmaya, devamı gelecek biliyorum. yaz ki , herkes görsün, yüreğinden çağlayanları. Biliyorum, elbet sende yazacaksın. Eninde sonunda.....
Hiç oturup düşünürmüsün? ben neden acımasızım diye... neden insanları boş geçerim diye? düşündünmü hiç ezdiğin , geride bıraktığını, sen neden hep busun? ezmekmi hoşuna gidiyor? yoksa ezilmekten mi korkuyorsun? neden hisleri ezip geçmeyi seversin? yaşadıklarında, hep eziklikmi var ? otur düşün bu gece ben neyim diye?....
Kaç kere geldim, yanına. Gecenin karanlığında, sessizce üfledim rüzgara, tane tane, öpücüklerimi. Bu gece penceren açık uyu, Sessizce esen rüzgara bırak, kendini... bilki her esişinde, seni öpen busemi...
Hani derler di... eskiler, "Düşenin dostu olmaz" diye, İşte o hesap, benimkisi, Düştüm, elimden tutan olmadı. Yanlız kaldım, kapımı çalan olmadı... Görmez oldum, ışık tutan olmadı, O zaman ben neden varım, Diye sorum olmadı, Kalmak istedim, Dermanım olmadı, yaşlanmak istedim, izin veren olmadı, Madem öyle, Ben neden varım.....
Yazmaktır beni rahatlatan, Sürekli yazmak, yazmak , yazmak.... Işıktır beni adınlatan, yazmaktır rahatlatan, Her ikisi ilacımdır, Hayat veren. Bir çiçek misaliyimdir, ama kötü bir çiçek resmen zakkum... Ama bu gece karanlık , Yazmak bile çare değil, ama hala solmadım , zehirlemeye devam ediyorum...
En sade günümdeyim bu gece, Yanlızım kendimle, Başbaşayız artık, Başım çok ağrıyor, tek başıma iken. Çok gezdim bu gün İstanbul'da, Ayaklarımı sürte sürte. Havası farklı geldi bugün İstanbul'un Ben bunu hiç tatmamıştım. Beni anlayamazsınız bir süre. Evet bir süre yokum. Yanlız kalma cezasını , çekiyorum. Yaşadıklarımın hesabını veriyorum yüreğime. Kendimi paralıyorum, bu gece... Kendime bilinen en büyük cezayı kestim. Kendimi dinleme cezası verdim.